Meningokokal hastalık, Neisseria Meningitidis adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Bakteri, yaklaşık her on kişiden birinin burun ve boğaz bölgesinde (nazofarenks) bulunabilir ve hastalığa neden olmadan taşınabilir. Bu durum, asemptomatik taşıyıcılık olarak tanımlanır. Bakteriler zaman zaman vücuda girerek, akut ve şiddetli bir enfeksiyon olan İnvaziv Meningokok Hastalığı (İMH) neden olabilir. İMH, menenjit ve septisemiye (kan zehirlenmesine) yol açan başlıca enfeksiyonlardan biridir. Görülme sıklığı düşük olmasına rağmen, İMH tüm dünyada çocuklar ve genç erişkinler arasında en önemli hastaneye yatış ve ölüm nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Sıklık
Neisseria meningitidis dünya genelinde hem endemik hem de epidemik hastalığa neden olmaktadır. Türkiye’de N. meningitidis enfeksiyonları, epidemik veya sporadik vakalar olarak ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda serogrup W-135’in sıklıkla tespit edildiği bildirilmiş olup araştırmacılar bunun Hac ziyaretine giden hacılardan kaynaklandığı düşünmektedirler. Yapılan çalışmalarda ikinci sıklıkta ise serogrup B saptanmaktadır. Zaman içinde serogrupların görülme sıklığı ve sıralaması değişmektedir. Ülkemizde son yıllarda serogrup B ön plandadır.
Belirtiler
- Ateş
- Baş ağrısı
- Ense sertliği
- Bilinç bulanıklığı
- Bulantı
- Fotofobi (gözlerin ışığa karşı daha hassas olması)
- Kusma
- Septisemi durumunda ciltte döküntü
Bebeklerde, menenjitin yetişkinlerde ve daha büyük çocuklarda görülen klasik semptomları her zaman belirgin olmayabilir. Semptomlar hafif olabilir ve fark edilmesi zor olabilir.
- Hareketsiz veya halsiz görünme
- Aşırı huzursuzluk ve sinirlilik
- Beslenme güçlüğü veya emmeyi reddetme
- Kusma
- Bıngıldakta (fontanel) şişlik, gerginlik
- Anormal refleksler
Risk faktörleri
- 1 yaş altı bebekler
- Genç erişkinler (16-23 yaş)
- 65 yaş ve üzeri yetişkinler
- Bağışıklık sistemi zayıf olanlar (HIV enfeksiyonu, dalak yokluğu vb)
- Askerler
- Öğrenciler
- Toplu yaşama öyküsü
- Hastalığın sık görüldüğü ülkelere seyahat öyküsü (Arap Yarımadası ve Afrika menenjit kuşağında- Sahra altı Afrika’da Senegal’den Etiyopya’ya kadar olan ülkeler kuşağı) özellikle Ekim sonundan başlayan ve Haziran başına kadar uzanan dönem içerisinde
Bulaş Yolu
Meningokokal hastalık, hasta olan bir kişi öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda havaya salınan bakteri içeren küçük damlacıkların solunmasıyla yayılır. Ortalama kuluçka süresi 3-4 gündür (genellikle 2-10 gün arasında değişir). Enfeksiyon, uygun zamanda antibiyotik tedavisinin başlatılmasından sonraki 24 saat içinde etkili bir şekilde durur. Bu yüzden, yakın temaslara antibiyotik verilmesi etkili bir kontrol önlemi olarak önerilir.
Aşılama ve Tedavi
N. meningitidis’in farklı suşlarına yönelik etkili aşılar bulunmaktadır. A, B, C, Y ve W serogruplarına karşı aşılar mevcuttur. Avrupa'daki hastalık vakalarının çoğuna B ve C serogrupları neden olmaktadır. Türkiye’de kullanımda olan 2 çeşit aşısı mevcuttur:
1-Konjuge Meningokok Aşıları:
- MenACWY : A, C, W-135 ve Y serogruplarına karşı koruma sağlar.
- MenC: Sadece C serogrupuna karşı koruma sağlar.
2-Protein Bazlı Meningokok B Aşıları:
- MenB : Serogroup B'ye karşı koruma sağlar.
Bu aşılar Türkiye'de bulunmakta ve özel olarak risk altındaki gruplara veya isteğe bağlı olarak uygulanmaktadır. Türkiye'nin rutin aşı takviminde yer almamakla birlikte, belirli risk grupları için (dalak fonksiyonu olmayanlar, kompleman eksikliği olanlar, laboratuvar çalışanları, askerler, hacca gidenler, salgın bölgelerine seyahat edenler vb.) önerilmektedir.
Meningokokal hastalık, hızlı ilerleyen ve acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir enfeksiyondur. Hastalık şüphesi varsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır. Enfeksiyonunun yayılmasını önlemek için hastaya damar yoluyla antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ölümcül sonuçlarını önlemede hayati önem taşır. Ayrıca, hastayla yakın temasta bulunan kişilere koruyucu antibiyotik tedavisi önerilebilir. Aşılama, hastalığı önlemenin en etkili yoludur. Özellikle bebekler, çocuklar, ergenler ve risk grubundaki yetişkinler için aşılanma önerilmektedir. Aşı Takvimi için tıklayınız
Koruyucu Önlemler
Hastalığa karşı korunmanın en etkili yolu aşılamadır. Hastalığa yakalanmış kişiyle yakın temas eden kişiler için koruyucu antibiyotik tedavisi (kemoprofilaksi) uygulanması, ikincil vakaları önlemek açısından kritik rol oynar. Yakın temaslılar şunlardır:
- Aynı evde yaşayanlar
- Aynı sınıfta, kreşte veya yurtta kalanlar
- Hastayla ağız salgıları yoluyla doğrudan teması olanlar (öpüşme, aynı çatal-kaşığı kullanma vb.)
- Hastanın sekresyonlarına doğrudan maruz kalan sağlık çalışanları (ağızdan ağza solunum yapanlar gibi)